APRAKSİ

Apraksi Nedir?

Apraksi, bireyin fiziksel olarak bir yetersizliği bulunmamasına rağmen konuşma bozukluğuna sebep olacak biçimde bazı kaslarını doğru kullanamamasına neden olan nörolojik bir bozukluktur.

Bu gibi durumlarda, insanın beyni ile konuşma kasları arasındaki sinir yolu gizlenmektedir. Konuşma Apraksisi (AOS), dil, dudak ve çene gibi birçok kas grubuna etki edebilir. Konuşma veya sesin doğru çıkması için gereken kasların düzgün bir şekilde çalışmasını engeller ve dolayısıyla seslerin yanlış çıkmasına neden olur.

Apraksi rahatsızlığı olan bireyler çoğunlukla ne söylemek istediğini bilir – hatta bunları kağıda dökebilir. Ancak beyin kaslara doğru sinyali gönderemediği için, konuşma kasları düzgün çalışsa bile kişi söylemek istediğini net olarak ifade edemez.

Bu yüzden Apraksi yaşayan kişiler ses, hece ve kelimeleri yanlış telaffuz ederler. Bireyin aklında ne söylemek istediği açık ve belirgin bir şekilde yer alsa da, konuşurken zihnindekileri ifade etmekte zorlanmaktadır. Apraksi nedeniyle, konuşma sırasında ağızdan çıkan kelimelerin anlaşılırlığı büyük ölçüde azalır.

Apraksi Kimlerde Görülür?

Apraksi çocuklarda günümüzde eskiye nazaran daha sık rastlanan bir nörolojik bozukluktur. Her geçen gün Apraksi teşhisi koyulan çocukların sayısı maalesef artmaktadır. Özellikle otizmli çocuklarda Apraksiye daha sık rastlanmaktadır.

Bununla birlikte Apraksi her yaşta görülebilir ve çocukluk dönemlerinde ortaya çıkabilir. Yetişkinlerde görülme olasılığı, beyin hasarı, tümör veya beyni etkileyen hastalıklarla birlikte artabilir. Çocuklarda ise nörolojik alt yapısı olduğu bilinmektedir.

Apraksi Neden Olur?

Apraksiye hangi etkenlerin neden olduğunu henüz tam olarak bilinmese de, genetik faktörler ve erkek cinsiyet, Apraksi konusunda daha fazla risk teşkil eden durumlar arasında yer almaktadır.

2015 yılında Penn Eyaleti’nde yapılan bir araştırmada, Otizm teşhisi konulan çocukların yüzde 64’ünün çocukluk çağında “konuşma apraksisi” geçirdiği belirtildi.

Apraksi Tedavisi: Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

Apraksi rahatsızlığı için belirli bir sistem doğrultusunda tedavi metodu uygulandığında büyük ölçüde ilerlemeler kaydedilmektedir. Bir Konuşma Bozuklukları Uzmanı (Konuşma Terapisti) tarafından Apraksi teşhisi konulan bir hastayı ele alacak olursak, haftada 3 ila 5 kez olmak üzere bire bir konuşma terapisi seanslarına katılım göstermesi yararlı olacaktır. Hasta ile yapılacak olan seanslarda terapistin hazırlayacağı çalışmalar boyunca kaydedilen gelişim süreci, aşama aşama göz önünde bulundurulmalıdır. Bire bir terapiler bu anlamda büyük önem arz etmektedir. Terapist, bu seanslarda hastanın konuşurken edinmesi gereken becerileri direkt olarak gösterebilme olanağına sahip olur.

Ayrıca terapist ile yapılan tedavinin yanı sıra aile desteği de burada ön plana çıkmaktadır. Aileler terapistin verdiği alıştırmaları düzenli olarak yerine getirmesi için hastayı teşvik edebilir. Bu süreçte sabırlı ve özverili olmak çok önemlidir. 

Apraksi Şüphesinde Yapılması Gerekenler

Çocuk konuşurken söylediklerinin anlaşılırlığı yetersiz olduğundan şüphe edilirse, vakit kaybetmeden ebeveyn veya öğretmenin bir uzmana danışması yerinde olur. Çocuğun yaşına göre konuşmasını değerlendirmek için, apraksi testi materyalleri kullanılarak, doğal konuşma örnekleri baz alınarak ve gerekli gözlemler yapılarak bir terapi süreci izlenir.

İlk olarak konuşmayı düzgün kılan kas hareketlerinin planlanmasıdır. Sesler ve hecelerin sıralama ve koordinasyonları geliştirilir. Konuşmanın gelişmesi pratiklerin yeterince yapılmasına bağlıdır. Bu pratikler yapılırken çocuğun görsel, işitsel ve dokunsal anlamda geri bildirimler alması yararlı olur. Örnek olarak, pratikler ayna karşısında yapılabilir veya çocuktan terapistin dil ve dudak hareketlerini izlemesini istenebilir. Böylece çocuk, terapiste bakarak seslerin üretimine aynı şekilde eşlik etmeye çalışacaktır. Kısa süre içinde çocuk, bu çoklu-duyumsal geri bildirim ile heceleri, sözcükleri ve cümleleri tekrarlayabilir ve konuşma için kas koordinasyonunu geliştirebilir.

Uzman Tavsiyem

Apraksili çocukların tedavilerinde daha iyi bir başarıya ulaşabilmek için sorunu olabildiğince erken tespit etmek ve harekete geçmek gereklidir Konuşma problemlerinin daha başarılı bir şekilde çözüme ulaşması için ilkokula başlamadan önce gerekli Konuşma Terapisti ile iletişime geçilmiş ve terapiye başlanmış olmasını faydalı buluyorum.

Bu konuda destek almayanlar veya destek almayı tercih etmeyenler maalesef bu sorunu ömür boyu omuzlarında taşımak zorunda kalıyorlar. Bu noktada ebeveynlere büyük görev düşüyor. Genellikle çocukların konuşma bozukluğunun okula başlayınca düzelebileceğine dair yanlış bir inancın ebeveynler arasında yaygın olduğunu gözlemledim. Dolayısıyla okul öncesinde tamamlanmış olması gereken süreç atlanıyor. Konuşurken sesleri yanlış telaffuz eden çocuk, okula başlayınca bunu yazıya da yansıtıyor ve sesleri kâğıda yanlış şekilde aktarmaya başlıyor. Apraksi rahatsızlığı olan çocuklar erken yaşlarda tedavi edilmezse, akademik ve psikososyal anlamda olumsuz yönde bir gelişim gösteriyorlar.

Konuşma Terapisi konusunda 15 yıllık tecrübem ve birikimim sonucunda belirtmem gerekir ki, konuşma bozukluğu zaman içinde, kendiliğinden düzelebilen bir sorun olsaydı, her çocuk ailesini ve arkadaşlarını taklit ederek kendi başına bu sorunu aşabilirdi. Fakat böyle bir şeyin mümkün olmadığını, kesinlikle bir uzman desteğinin gerekli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

İletişime Geçin

Bilgi ve Randevu Almak için Formu Doldurunuz

Mesajınız bize ulaştı, Teşekkür ederiz..
Bir hata oluştu, Lütfen tekrar deneyiniz..